
Kuruluşumuzdaki faaliyetlerin, ürünlerin ve hizmetlerin çevre üzerindeki etkileri sürekli gözetim
altındadır, hammadde ve atıklar uygun şekilde depolanmakta, kimyasalların kontrolü ve envanteri
tutulmaktadır. Kimyasallar için malzeme güvenlik bilgi formları gereğince kullanımı kontrol altına
alınmaktadır. Kuruluşumuz yasalara ve mevzuatlara uygun faaliyet yürütmekte İşletme Belgesi ve Çalışma
Ruhsatına sahiptir. Çevresel acil durum planlaması, tatbikatlar gerçekleştirilmekte ve müdahale ekipleri
eğitimli bir şekilde hazır bulundurulmaktadır.
Daha az malzeme kullanımı, daha az fire, su ve enerji kullanımında azaltma, kimyasalların ve atıkların
doğaya karışmanın engellenmesi Çevre konusundaki iyileşme faaliyetlerimiz ve hedeflerimiz arasındadır.
Tarihten Bir Not
Çevreci Bir Padişah Muhteşem Süleyman:
Türk-İslâm şehri olarak İstanbul’da suyun mümkün olan her yere götürülmesine çalışıldığı gibi, yerinde
kullanılmasına, zayi ve israf edilmemesine de dikkat edilirdi. Aslında daha ilk başta bunun önüne
geçilebilecek şekilde davranılır, su verilecek yerin ne kadar suya ihtiyaç duyacağı hesaplanır ve o
kadar su verilirdi. Ama lüle adı verilen, çeşme ve musluklara takılan küçük boruyla yapılan bir akar sistemi,
suyun sürekli akmasına neden olduğundan su israfının önüne geçilemezdi. Su boş yere akar, sokakları çamur
kaplardı. Bu duruma karşı kayıtsızlık, “Mahalle çeşmesinden kesintisiz akan su, Osmanlı insanının kafasında
sonsuzluk imgesini yeterince canlandırabiliyordu.” şeklinde açıklanmıştır. Ancak 16. yüzyılla birlikte su
sıkıntısı baş göstermiş, muslukların kullanımında herhalde en çok bu nedenle teşvik edilip yaygınlaştırılmıştır.
İlk olarak 1560’lı yıllarda çeşmelere“burma lüle” adı verilen musluklar takılmaya başlanmıştır. Sürekli akan
çeşmelerdeki sade lüleler, burmalıya çevrilince o çevrede başka çeşmeler yapılmasına imkân verecek kadar su
tasarrufu yapılabilmekteydi. 1577 tarihli Mühimme Defteri kaydı, bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Kayda
göre, suyun çeşmeden boşuna akmaması için konulan burma lüleden tasarrufla kazanılmış su sayesinde yeni
çeşmeler yapılabilmiştir. Osmanlı döneminde ilk defa Kanuni Sultan Süleyman döneminde bir ferman (1564)
yayımlanarak burmalı lülelerin kullanılması zorunlu hale getirilmiştir. İşte bu alıntı çevreci bir padişah
Muhteşem Süleyman’ın yaklaşımıdır. (d. 27 Nisan 1495, Trabzon – ö. 6 Eylül 1566, Zigetvar)